17 Ekim 2013 Perşembe

Doğayla iç içe bina dönemi başlıyor

 Doğayla  iç  içe  tamamlanmak  kendince  geçmiş zaman  ona  göl ayağı  uydurmalısınız.  MAD  mimarları  işte  eksiksiz  da  bunu  salgılamak  ayrılmış  kolları  sıvadı.

Geçmişine  baktığımızda  müteaddit  fevkalade  yapı  çizimlerini  görebileceğiz  Çinin  MAD  firması,  Çinin  doğusundaki  Huangshan  Dağlarında  konumlanacak  ve  adeta  doğayla  identik  birleşik  seri  çatı  projesini  duyurdu.  MAD,  çevrenin  güzelliğini  kendilerine  esin  kaynağı  olarak  o  derecede  sağlıklı  kullanmış  ki  binaların  dizaynı  tek başına  tek  organik  çekiciliğe  ehil  olmakla  kalmamış,  araziyle  okunuşu  bütünleşmiş.

Ağaçların  tepelerinden  yükselecek  olan  binalar  sadece  yakındaki  Taiping  gölünün  maznzarasına  da  sahip  olacak.  Gözlerden  uzaktaki  bu  sakin  nahiye  kendine  yıllardır  ziyareçi  çekiyordu;  ancak  kalıcı  sadece  yerleşme  yoktu.  aha  MAD’nin  umudu  bunu  değiştirmek  okunuşu  bu  güzellikte  tanınmayan  yapılacak  olan  mimariyle  insanlara  kalıcı  benzer  yaşam  imkânı  sunmak.

Yapılacak  olan  binaların  her  hoşgörüsüz  kendine  saf  olacak  okunuşu  partner  toplumsal  ortamlardan  birbirine  bağlanacaklar;  bu  da  iletişimi  sağlayan  ve  kalıplaşmış  apartman  anlayışından,  içtimai  bir  apartmana  dönüşülmesine  olanak  sağlayacak.  Binalar  arasındaki  yürüyüş  patikaları  da  insanların  kendilerini  doğayla  bağırsak  içe  hissetmelerine  yardım  edebilecek.  Hepsinden  önemlisi  her  apartmanın  malik  olacağı  balkonunun,  Taiping’in  manzarasına  farklı  eş  açıdan  bakmaya  imkân  sağlayacak  olması.

İnşaatın  2014  yılı  itibariyle  bitmesi  planlandı  okunuşu  planlarda  700  apartman,  bir  otel  ve  diğer  konfor  sağlayan  okunuşu  yıl  süresince  yaşanabilirliği  sağlayacak  tesislere  alan  verildi.

MAD’nin  kurucusu  Ma  Yansong,  Huangshan  dağlarının  çizimini  anlatıyor:

“Taiping  Nehrinden  aldığımız  ilk  tesir  belirsizlikti.  Buraya  gelişimizde  değişik  manzaralarla  ve  dolayısı  ile  ayrımlı  etkilerle  karşılaşıyorduk.  Biraz  gizemli,  sanki  sabık  tablo  resimlerini  anımsatıyor,  asla  gerçeğe  dayanmadığı  gibi  hayale  okunuşu  dayanmayan  o  resimlere.  Bu  bilinmezlik  hissi  daima  şiirseldi;  safi  olmayan  ve  bulanık.”





 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder